YOY Mimarlık & Tasarım Ltd. Şti. Restorasyon / Mimarlık · Tasarım ve Uygulama

Rehber · YOY Mimarlık

Antakya kentsel sit alanı: depremden sonra ne kaldı?

6 Şubat 2023 depremleri Antakya’nın tescilli yapı stoğunu ağır biçimde vurdu. Akademik bir saha çalışması, kentsel sit alanındaki 250 tescilli yapıyı tek tek inceleyerek durumlarını kayda geçirdi. Bu yazı o verinin ne söylediğini ve bundan sonra ne yapılabileceğini anlatıyor.

Kentsel sit alanı neyi kapsıyor?

Antakya Kentsel Sit Alanı, Asi Nehri ile Habib-i Neccar Dağı arasında kalan tarihi kent merkezini kapsar. 2009’da onaylanan Koruma Amaçlı İmar Planı envanterine göre bu alanda toplam 462 tescilli yapı bulunuyordu.

Bu yapıların büyük çoğunluğu geleneksel Antakya evleridir. Onların ardından camiler gelir. Ama listenin tamamı kentin çok katmanlı yapısını gösterir: kiliseler, sinagog, türbeler, hamamlar, hanlar, bedesten ve Antakya’ya özgü sabunhaneler. Bu çeşitlilik, sit alanını yalnızca eski yapılar topluluğu olmaktan çıkarıp bir kültürel katmanlar haritasına dönüştürüyor.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Karakuş, Çalışkan ve Koyuncu’nun 2024’te yayımlanan çalışması, bu envanterden 250 yapıyı sahada tek tek inceleyerek deprem sonrası durumlarını belgeledi. Aşağıdaki sayılar o çalışmadan alınmıştır.

İncelenen 250 yapı

İncelenen yapıların 44’ü 1. Grup (anıtsal yapı), 206’sı 2. Grup (sivil mimarlık örneği) olarak sınıflandırılmış. Anıtsal grupta 19 cami, 5 mescit, 5 sabunhane, 4 hamam, 4 han, 3 türbe, 2 kilise, 1 bedesten ve 1 sinagog yer alıyor.

Sivil mimarlık grubunun ağırlığını 158 konut oluşturuyor. Bunlara 22 konut+ticari yapı, 13 ticari yapı ve Hatay Meclis Binası, Postane, Belediye Binası, ilkokul gibi 12 farklı işlevli yapı ekleniyor.

Bu dağılım önemli, çünkü koruma tartışması çoğu zaman anıtsal yapılar üzerinden yürür. Oysa sit alanının dokusunu kuran şey camiler değil, onların arasındaki 158 evdir. Kentin sokak silüetini, avlu düzenini ve gündelik hafızasını taşıyan yapılar bunlar.

Konut 158 Konut + ticari 22 Cami 19 Ticari 13 Diğer kamu yapısı 12 Mescit 5 Sabunhane 5 Hamam 4 Han 4 Türbe 3 Kilise 2 İncelenen 250 yapının tür dağılımı

Sayılarla kayıp

İncelenen 250 tescilli yapının 131’i tamamen yıkıldı. Bu, sit alanında ele alınan yapı stoğunun yarısından fazlası demek. Kalanların büyük bölümü ağır ya da orta hasarlı.

Anıtsal yapılarda tablo şöyle: 44 yapının 15’i yıkıldı, 16’sı ağır hasar aldı. Yalnızca 3’ü hasarsız kaldı. Camilerde tekrar eden bir örüntü var — ahşap çatı hafif hasarla atlatırken minare çoğu yerde ya yıkılmış ya da yalnızca kaide kısmı ayakta kalmış. Yüksek, ince ve tek başına duran bir kütlenin depremdeki davranışı bunu açıklıyor.

Sivil mimarlıkta kayıp daha ağır: 206 yapının 116’sı yıkıldı, 39’u ağır hasar aldı. Hasarsız kalan yapı sayısı 19. Yani Antakya’nın geleneksel konut dokusunun büyük bölümü artık yerinde değil.

Bu sayılar bizim sahada gördüğümüzle örtüşüyor. Belgelediğimiz parsellerin çoğunda klasik anlamda bir rölöve almak mümkün olmadı; ölçülecek duvar kalmamıştı. Bu yüzden çalışmalarımızın büyük kısmı kazı rölövesiyle başlıyor.

Anıtsal yapı — 44 3 Hasarsız 7 Az hasarlı 3 Orta hasarlı 16 Ağır hasarlı 15 Yıkılmış Sivil mimarlık — 206 19 Hasarsız 19 Az hasarlı 13 Orta hasarlı 39 Ağır hasarlı 116 Yıkılmış İncelenen 250 tescilli yapının 131’i tamamen yıkıldı

Neden bu kadar ağır oldu?

Üç etken üst üste bindi. Birincisi zemin: Antakya, Asi Nehri’nin alüvyon ovası üzerinde kurulu ve gevşek zemin deprem dalgasını büyütüyor. İkincisi yapım sistemi: geleneksel konutlar donatısız yığma taş ve bağdadi sistemle kurulmuş; bu sistem ağır, gevrek ve çekmeye dayanımsızdır.

Üçüncüsü ve en az konuşulanı bakımsızlıktır. Depremden önce de boş, terk edilmiş ya da uygunsuz onarım görmüş yapılar sarsıntıya çok daha zayıf girdi. Çimento harçla yapılmış bir onarım, taşın nefes almasını engelleyerek yıllar içinde duvarı içeriden zayıflatır. Deprem bu birikmiş zayıflığı bir anda görünür kıldı.

Bunu bilmek suçlama için değil, bundan sonrası için önemli. Ayakta kalan yapıların bakımı, bugün yapılabilecek en etkili koruma müdahalesidir.

Yıkılmış olmak sürecin sonu değil

Tescilli bir yapının fiziksel olarak yok olması tescil kaydını düşürmez. Parsel koruma statüsünü sürdürür ve doğru belgelerle yapının rekonstrüksiyonu talep edilebilir. Antakya Tarihi Kent Merkezi’nde yürüttüğümüz çalışmaların çoğu tam olarak budur.

Bunun için gereken zincir bellidir: kontrollü enkaz kaldırma, kazı rölövesi, arşiv ve sözlü tarih araştırması, restitüsyon, rekonstrüksiyon projesi ve kurul onayı. Kritik nokta en baştadır — enkaz kontrolsüz kaldırıldığında restitüsyonun dayanacağı fiziksel kanıt da gider.

Çalışmanın sonuç bölümü önemli bir uyarı içeriyor: deprem sonrası konutların kent dışında, sağlam zeminli alanlarda yapılması yaygın bir uygulamadır; ama tarihi kent merkezinde mesele yalnızca yapı üretmek değildir. Antakya’nın kimliğinin korunması, bölge insanının burada yaşamaya ve ekonomik faaliyetini sürdürmeye devam edebilmesine bağlıdır.

Aynı bölüm, Asi Nehri çevresinin — Habib-i Neccar Camii, kiliseler, Uzun Çarşı ve geleneksel konut mahalleleri — kentin kültürel mirasının toplandığı alan olduğunu ve yapılacak planlarda bu yapıların eski kentle ilişkisinin korunması gerektiğini vurguluyor. Restorasyonun amacı yalnızca yapıyı ayağa kaldırmak değil, toplumsal hafızayı canlı tutmaktır.

Sık Sorulan Sorular

Bu sayılar sit alanının tamamını mı kapsıyor?

Hayır. Sit alanındaki toplam tescilli yapı sayısı 462; çalışma bunların 250’sini sahada inceledi. Yani tablo, stoğun yarısından fazlasını temsil eden geniş bir örneklem ama tamamı değil. Kalan yapıların durumu için ayrıca saha çalışması gerekir.

Yapım listede yer alıyor mu, nasıl öğrenirim?

Tescil durumu Hatay Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü kayıtlarından öğrenilir. Tapu kaydınızda da tescil şerhi bulunabilir. Yapı tescilliyse — yıkılmış olsa bile — üzerinde yapılacak her işlem kurul iznine tabidir; enkaza dokunmadan önce bunu netleştirmek gerekir.

Ayakta kalan yapım için ne yapmalıyım?

Önce mevcut durumu belgeletin: rölöve, hasar ve bozulma haritası, taşıyıcı sistem değerlendirmesi. Sonrasında güçlendirme ve onarım kararları bu belgeye dayanarak alınır ve kurul onayına sunulur. Acil durumlarda geçici destekleme yapılabilir; ancak bu da kurula bildirilir. En kötü seçenek beklemektir — hasarlı bir yapı her yağmurda ve her artçıda biraz daha kaybeder.

Kaynak

Veri kaynağı: Karakuş, F., Çalışkan, E. B. & Koyuncu, E. (2024). Antakya Kentsel Sit Alanının Kahramanmaraş Depremi Sonrasındaki Durumunun Değerlendirilmesi. Journal of Architectural Sciences and Applications, 9 (1), 444–467. DOI: 10.30785/mbud.1443102. Açık erişimli hakemli makale; sayısal veriler bu çalışmadan alınmış, yorum ve değerlendirme YOY Mimarlık’a aittir.

Hizmetler

Projeler

Projenizi konuşalım

Hatay ve Antakya başta olmak üzere Türkiye’nin farklı bölgelerinde rölöve, restitüsyon, restorasyon ve rekonstrüksiyon projeleri hazırlıyor, Koruma Bölge Kurulu süreçlerini tek elden yürütüyoruz.